Baktabul Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  
Özel Arama

Geri Dön   Baktabul Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > KOMEDI ve MIZAH > Komik Resimler > Komik Karikatürler

Komik Karikatürler Komik Karikatürler

 
 

Kapalı konu
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 05-30-2007, 02:53   #1
Demirbaş
 
Mesajlar: 901
Teşekkür Etme: 1.945
392 Mesajina 1.028 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 33685
first-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgınıfirst-nur Baktabul'un Çılgını
yeahh Yiğit Özgür Kimdir???



Yiğit Özgür, 1977İstanbul doğumlu, Türkkarikatürist.
Ankara'da Hacettepe Üniversitesi Grafik Bölümü’nü bitirmiş, daha sonra karikatür çizebilmek için İstanbul'a gelmiştir.
Leman, L-Manyak ve Penguen dergilerinde çalışmıştır. Leman dergisinde fazla tanınmayan karikatürist, Penguen dergisine geçtikten sonra, kendine özgü uzun konuşma balonları ile dikkat çekmeye başlamış ve daha geniş kitlelerce tanınmıştır.
Çizer'in 2004 yılında karikatürlerini yayınladığı Doğan Kitapçılık'tan çıkan bir kitabı vardır.


Aşağıda kendisiyle yapılmış bi röportaj bulacaksınız:


Karikatüre nasıl başladın?
Başladığımda 17 yaşındaydım. Hacettepe Üniversitesi Grafik Bölümü’nü kazanarak Ankara’ya gittim. Okul bittikten sonra bir mizah dergisinde çizmek için atladım İstanbul’a geldim. Dergilerin hepsi İstanbul’da olduğu için Ankara’dan iletişim kuramıyorsun. “İstanbul’a gitmek gerekiyor” dedim. Leman dergisinde çizmeye başladım. Hani vitrine, tavuk etine bakan fakir karikatürleri vardır ya, onların bir benzerini yaşadım Leman’da çalışırken. Tam gösteremedim kendimi, yapamıyorum, edemiyorum. Kimseyi de suçlayamıyorum çünkü benim yüzümden böyle oluyor. Bir yandan da, bir işe girip grafikerlik yapmıyorum. Çünkü onu yapamayacağımı biliyorum. Leman’da başkalarının esprilerini çizmeye başladım. Farklı yerlerde, kapakta, üçüncü sayfada ya da aylık L-Manyak dergisinde... 1.5 sene sonra Leman’dan ayrıldım. Ayrıldıktan sonra da Penguen dergisi çıktı. “Bir de Penguen’e gideyim” dedim. Leman’dayken Selçuk, Erdil, Met-Üst’le de pek görüşmezdik. Dergiye pek gelmiyorlardı, işlerini evden gönderiyorlardı. Penguen’de de başkalarının esprilerini çizdim önce. Bir iki ay öyle devam ettikten sonra kendi karikatürlerimi çizmeye başladım. Köşe değil de tek tek bir dosya kağıdına... Sonra devamını istediler, devamı da geldi. Biraz daha sayısı arttı. “İyi” dediler ve bazılarını işaretlediler. Ve küçük bir ölçek vererek köşe halinde çizmemi istediler. Sonra o ölçü büyüdü vve şimdiki haline geldi. Aslında hikaye biraz böyle...

Peki karikatüre ilgin nereden kaynaklanıyordu?
Çizgiyle uğraşmayı seven çocuklar olur ya. Kağıt kalemle çok vakit geçirirler. Başta öyleydi sadece. Küçükken sadece çizgiyi, komikliği çok seviyordum. Birilerinin insanları güldürmesini, onu meslek haline getirmiş olmaları çok hoşuma gidiyordu. Büyülü bir dünya gibiydi. 17 yaşında Antalya’da liseye giderken belediye bir karikatür okulu açtı. İstanbul’dan bir karikatürcü geldi. O ilk ustadır benim için, yolumu biraz o değiştirdi. İşletme, iktisat okuyacak gibi gözükürken güzel sanatlara kaydım. Kursta 250 kişi falan vardı. Ücretsiz olduğu için çok fazla insan gelmiş, yazılmıştı. Ama geriye bir kaç kişi kalmıştık. Çünkü başta çok albenili bir şey gibi gözüküyor ama öyle olmadığı sonradan ortaya çıkıyor. Sadece çok sevenler devam edebiliyor. Meslek olarak bunu yapmaya karar vermeden yapmaya başladım. Bundan para kazanmak istiyordum ama olmazsa da olmayacaktı, elden bir şey gelmiyordu.
Penguen kadrosuna nasıl dahil oldun?
Bu fikstir. Yaptıklarınızı bir dosya haline getirirsiniz. İnsan içine çıkabilecek şekle getirdikten sonra bir tane ustaya gösterirsiniz. Leman’da da Penguen’de de aynı şeyler geçerlidir. Mesela Penguen’de cuma günleri amatör günleri oluyor. Akşamüstü gençler dergiye gelirler, karikatürlerini gösterirler. Sürekli istikrarlı bir şekilde iyi işler getirenlere, “Sen gel bir sonraki hafta sabahlamaya katıl” derler. Ufak ufak teste tâbii tutulur ister istemez. Çünkü bu adamlar bir köşe verdiğinizde yıllarca çizecekler. Altından kalkabilecek mi; ona bakılır. Torpil morpil diye duyuyorum bazen; gülüyorum. Mesela dergide kötü diye düşündüğünüz köşeler aslında editöryal bir şey düşünülerek konulmuş köşeler oluyor. Senin beğenmediğin bir şeyin mutlaka azımsanmayacak bir kitlesi olabiliyor. Gazeteler için de geçerli.
Bir karikatüristin çizim tekniği yıllar geçtikçe değişir mi?
İstemeseniz de değişiyor. Belki çok değişmeyebilir ama değişim muhakkak oluyor. Benim karikatürlerim bir dönem sonra bambaşka oldu. Çok fazla reel, anatomik çiziyordum. Bir elbise, gömlek çizeceksem yakasını, kıvrımlarını, düğmesini en ince ayrıntılarına kadar çiziyordum. Yani biraz şov amaçlıydı. Fakat bu tip espriler çıkmaya başladığı zaman o esprilerle o çizgiler yan yana geldiğinde biraz abes durdu. Yakışmadılar. Bana, “Eskizlerdeki tipleri yapsana, onlar aslında bu karikatürün oyuncuları” dediler. Ben de hemen yaptım, gerçekten de öyleymiş.

Sadece çizim tekniği değil tarz olarak da değişebilir değil mi?
Kesinlikle. Ben dönüşsün istiyorum zaten. Yaşının işini yapmak lazım. Beatles grubunun gençken ve bir de yıllar sonra yaptığı işlere bakın. Biraz öyle olması gerekiyor gibi geliyor. 40 yaşından sonra da hâlâ genç tiplerin de anlayabileceği, ona hitap eden işler yapmaya çalışsanız bile olmuyor zaten. Çünkü başka bir insan olmuş oluyorsunuz.

Karikatürlerin diyaloga dayalı... Türk mizah sanatının da büyük oranda söze dayalı olduğunu biliyoruz. Karagöz-Hacivat diyaloglarında olduğu gibi. Sen bir ilişki kuruyor musun?
O yüzden böyle oldu! Böyle bir şey planlanmadı, ben bir iki balonlu karikatürler getiriyordum ilk zamanlarda. Sonra istem dışı sayıları arttı. Demek ki konuşturasım varmış onları! Hatta bir dönem Bursa’ya gidip orjinal Karagöz-Hacivat tasvirleri bile aldım. “Ben oynatacağım bunları” diye, ama olmadı. Şimdi kitabın arasında duruyorlar. Zeytinyağıyla yağlamak gerekiyormuş. İlla ki o adamların ikili diyaloglarının kendi kendine gelişmesi yüzünden o balonlar da devam etti. Daha önce böyle birşey yoktu.

İçinize sinmeyen, sonradan beğenmediğiniz karikatürleriniz de oluyor mu?
Çok oluyor. Bazısı çizerken çok beğendiğim şeyler oluyor. Sonradan bakıyorum bir acayipmiş. O yüzden biraz daha erken davranıp küçük deftercikler felan yapıyorum. 15 sayfalık mesela...15 tane espriyi çok yargılamadan çizip eskizliyorum, sonra onları buraya getirip insanlara gösteriyorum.

Çizdiğin karikatürlerden dolayı olumsuz tepkiler aldın mı?
Şöyle bir tepki aldım: Dini içerikli bir karikatür vardı. Onun için bir uyarı maili geldi. “Tepki gelebilir, dikkatli ol” şeklinde. Sonra, “Gerçek Hayat” isimli dergiden röportaja gelen arkadaşlar, “Bizim tanıdığımız birkaç tane imam var ve onların hoşuna gidiyor” dediler. Hatta sadece o tip karikatürleri kullanmak istediler. Ben de, “Aman abi yapmayın, adım çıkar İslamcı karikatürcü diye” dedim! Fakat rahatsız olmadıkları için sevmişler. Çünkü normalde karikatürde bir din adamı kullanıldığı zaman kötü gösterilir. Yobaz, bağnaz olanlar çizilir. Çünkü onların çizilmesi gerekiyor. Sivas olayından sonra çok çizilmiştir, ben de çizdim. Ama benim kullandıklarımda, çocuksu, naif, bakkal gibi bir adam oluyor imam.

Sen en çok nelere gülüyorsun? Anne, baba, çocuk ilişkileri, televizyon başındaki durumlar epeyce yer tutuyor karikatürlerinde...
6 kişilik aile vardı hep doğma büyüme. Annem, babam, ablam, teyzem, anneannem aynı evde kalıyorduk. Babayı işe gönderince 4 tane kadın, anne ve teyzeyi aynı kuşaktan sayarsak üç kuşak kalıyor. Birinin dediğini diğeri anlamıyor. O kadar karışıyor ki ortalık, o kadar ses oluyor ki etrafta ister istemez onlar kulağınıza yerleşiyor. Onu işliyorsunuz. Yaşarken pek gülünmüyor da bitince gülüyorsunuz. Onlara çok gülüyordum. Huysuz Virjin’e çok gülüyorum. Komiklik işi yapmaya başladığınızda ister kağıt üzerinde olsun, ister başka yerde olsun, bunu uzun yıllar devam ettirebilenlere karşı büyük bir saygım oluştu.

Karikatür albümü çıkarmanın sebebi neydi? Taleple mi alakalıydı?
Antalya’da otururken ablamı üniversiteye göndermiştik Ankara’ya. Dönüşte o da hediye getiriyordu. Onların arasında Can Barslan’la Erdil Yaşaroğlu’nun bir karikatür albümünü bulmuştum. Ben o sıra mizah dergisi falan okumuyordum. Hatta varlığından haberdar değildim. Okuduğumda hayran kaldım. İkisine de o kadar güldüm ki. Hemen baktım, kitapta yer alan özgeçmişi bölümünde, “Halen Leman dergisinde çizmektedir” yazıyordu. Hemen gidip Leman dergisi aldım. Leman dergisiyle tanıştım. Yarışmalara katılıyordum; yarışmaların albümleri olur. Çok severim karikatür kitaplarını. “Ne kadar satarsa satsın yapmalı” diyordum. Bir de bu kitabım için karikatürlerimin arasından özene bezene bir seçim yaptım. Başka arkadaşlardan da yardım aldım. Seçilmiş bir şeyin de ayrı olarak, biraz daha iyi kağıda basılmış halde temiz temiz durmasını istedim. Ciltleri koruyabiliyorsunuz ama dergiler yıpranıp gidiyor.

Senaryo yazmaya çalıştığını duymuştuk...
Ben çok istedim. Halen de istiyorum aslında. Bazı şeyler var karikatür haline gelemiyorlar mesela. Kağıt üzerinde anlatamayacağınız şeyler oluyor. Bir ara Uğur Yücel’le bir şeyler yapacaktım. Sağolsun insanlar da düşünüyorlar, “Yapalım edelim” diye. Ama bir şekilde tam o karikatürdeki durumu yakalayamıyorum. Şimdilik yapamıyorum. Belki ileride olur. Ama deniyorum; denemeye devam!

Sefer Selvi’ye, Musa Kart’a ve en son Penguen’in Tayyipler Alemi kapağına Başbakan tarafından dava açıldı. Bu davaları nasıl değerlendiriyorsun?
Eskiden televizyonlarda kendiyle ilgili çıkan eleştirileri kaset halinde biriktiren politikacılar vardı. Bazı karikatürcülerin kendileriyle ilgili karikatürlerini de koleksiyon yaparlardı. Bu da bana saçma geliyordu. Adamın rahatsız olması gerekiyorken, “Aman o kadar hoş görünüyor ki koleksiyon yapayım...” diyor! “Bu ne danışıklı döğüştür” diye garip geliyordu bana. Fakat dava açılması daha garip geliyor. Bu kadar hoşgörüsüzlük! Benim açımdan kapaktı, üçüncü sayfaydı, derginin politik tavrıydı gibi konuların birebir içinde olmamama rağmen durduğumuz yerler açısından dergiyle bir ortaklığım var. Dava çok lüzumsuz bir şeydi. Bir mesaj da vardı orada iletilmek istenen, “Yanlış yapıyorsun” diye bir iğneleme vardı. Bu eleştiriyi dikkate almayıp dava açmak yanlış. Ülkeyi yöneten bir adamsınız, belki herkesten daha hoşgörülü olmalısınız. Çünkü illa ki eleştirileceksiniz. Yanlış bir hareket, kötü bir niyet her zaman eleştirilecektir


Karikatüre hevesli gençlere ne önerirsin?

Benim yaptığım şeyi söyleyeyim: Baskı altında kalmadan, zorunluluk hissetmeden severek çizmeleri gerekiyor. Dergiye girmek yada yayınlatmak gibi bir amaçları varsa, buraya gelip bir ustaya göstermeleri gerekiyor. Mizah dergisinde karikatür çizmek ya da mizah yapmak isteyenler için bir öneri: Koltuğunun altına dosyanı al gel! Ben Leman dergisine on tane kısa öyküyle gelmiştim. Zaten bir ışık varsa onlar yönlendiriyorlar. Tabii ışık olmayabilir ya da olur fakat görülmeyebilir, bu da çok doğal bir şey. Herkes sendeki cevheri görecek diye bir şey yok. Ben de ilk geldiğim zaman giremedim dergiye. Yılmamaları gerekiyor. Ne kadar tutkulu olduklarını, ne kadar sevdiklerini test ediyorlar. “Bunlar çok kötü deyip” atıyor adam! Ne yapacaksınız? Eve gidip ağlayacak mısın, yoksa devam mı edeceksin? Devam edersen olur.


Mizahta küfür için ne düşünüyorsun?
Küfürün kullanabileceğini bilmek mizah dergisine özgürlük hissini biraz veriyor. Bir gazetede çizmek bu kadar eğlenceli olmayabilir. Nedenini bilmiyorum ama... Mesela bir dükkâna giren bir adam vardır. Adamın her cümlesinde biraz daha dayanılmaz bir dili olduğunu görüyorsun. Karşındakinin de sabrı tükenmeye başlayınca onu dükkândan defetmesi gerekiyor. Adaplı, usturuplu bir şekilde bir yere kadar; sonunda küfrü basması lazım! Hepimiz belli oranda küfür ediyoruz. Bunu inkâr etmenin de anlamı yok. Ama gerektiği yerde kullanmak lazım. Bir de açık açık küfür yazmak bana çok rahatsız edici geliyor. “O... çocuğu” yazmak benim yaptığım karikatürün simyasına da yatkın.

Konu first-nur tarafından (05-30-2007 Saat 09:16 ) de değistirilmistir..
first-nur Çevrimdışı  
The Following 11 Users Say Thank You to first-nur For This Useful Post:
***nisa*** (01-01-2008), ..::TUĞBA::.. (07-18-2007), burakkarub (06-01-2009), CoRsİ (06-29-2007), crazyloli:) (01-24-2008), fenergarden (12-03-2008), IstanBulROCK (07-23-2008), Leon (07-10-2007), zuzuu (05-20-2008), __oguzhan__ (08-17-2007)
Kapalı konu

Konu Etiketleri
yiğit özgür kimdir , yiğit özgür biyografi , yiğit özgür biyografisi , yiğit özgür kim , yiğit özgür biyografi , yiğit özgür kimdir , tek hacivat elden çizilen resim , yiğit özgür leman , yiğit özgür kimdir , yiğit özgür biyografi , yiğit özgürün resimleri , yigit özgür kimdir , yiğit özgür resimleri , yigit özgür biyografi , yigit özgür kim ,


Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yiğit Özgür Kimdir,Yiğit Özgür Hayatı,Yiğit Özgür DarkNess Ressamlar 0 11-04-2008 14:27
Yiğit Arı Kimdir? Yiğit Arı Hayatı, Yiğit Arı Biyografi (mahşer-i cümbüş) küppra Tiyatrocu 0 06-13-2008 09:09
Özgür Kimdir? Özgür Hayatı, Özgür Biyografisi, Özgür konzara Müzik 0 06-09-2008 00:45
Yiğit Özgür Karikatürleri-Yiğit Özgür Karikatürü- Komikler Karikatürler Misafir Komik Karikatürler 117 05-20-2008 21:09
Yiğit Özgür ve Yeni Rakı karikatürleri (Yiğit Özgür karikatürleri) Ziyaretci Komik Karikatürler 2 08-27-2007 19:36


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:48 .


Telif Hakları vBulletin v3.8.3 © 2000-2009, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
|Gizlilik Bildirimi|
Hosting Hizmetleri

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349