Baktabul Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler
 
Özel Arama

Geri Dön   Baktabul Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > GENEL KÜLTÜR VE SANAT > Eğitim Öğretim Bölümü > Felsefe - Sosyoloji

Felsefe - Sosyoloji Felsefe,Sosyoloji

 
 

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 05-06-2007, 17:18   #1
CaNDy'S
Misafir
 
Mesajlar: n/a
Tanımlı Efesli Heraklit (Herakleitos)


(M. Ö. 540-475) Batı Anadolu'da kurulmuş olan ancak bugün yıkıntıları oldukça içerlerde kalan Efes, Heraklit'in zamanında, aşağı yukarı M.Ö. 500 yıllarında zengin bir kıyı kentiydi. O zamanlardaki bu tür ticaret kentlerinin çoğu gibi Efes'te de siyasî bir huzursuzluk ortamı vardı. O dönemin tüm Batı Anadolu'daki Yunan kolonileri, batı yönünde genişleyen İranlıların sürekli tehdidi ve baskısı altındaydı.

Kent içinde ise Aristokrat Parti ile Demokrat Parti arasında bir türlü sonu gelmeyen tartışmalar yaşanıyordu. Bir süre Efes Heraklit'in yakın dostlarından bir aristokrat tarafından yönetildi. Bu aristokrat yönetimin, demokratlarca zor kullanılarak devrilmesi Heraklit'in iç yaşamında derin izler bırakmıştır. Heraklit'ten bize kalan bir yazısında onun demokrat yönetimi şiddetli bir şekilde eleştirdiğine tanık oluyoruz.

Bu devrimden sonradır ki Heraklit'in yaşamı içe kapalı bir görünüm almış ve bu durum onun düşüncelerini etkilemiştir. Öyle ki, bu durumu onun yapıtlarında açık bir şekilde görebiliyoruz. Heraklit'in yapıtlarında gururlu, insanları küçümseyen, kendine aşırı güvenen, kendi yeteneklerine inanmış bir tutum sergilenir. Yapıtlarını özellikle güç anlaşılacak biçimde yazmıştır.

O, küçümsediği halk tabakası tarafından anlaşılmak istemiyordu. Yalnızca sendi düzeyindeki insanların yapıtlarını anlayabilmesini istiyor ve onlar için yazıyordu. Bu durumu o kadar ileri götürmüştür ki, sonunda kendisi "karanlık" takma adıyla anılır olmuştur. O, yapıtını Anaksimandros ve Anaksimenes gibi kuru bir düzyazı biçiminde değil, kısa ve anlamlı vecizeler biçiminde kaleme almıştır.

Heraklit yapıtında "çok şey bildiri"ni yazdığı Pisagor'dan da söz etmiştir. Gerçi Pisagor matematik ve müzik alanlarında başarılı olmuştur fakat, uğraşılması gereken konu; evrenin temeli ve anlamı problemleri olmalıdır. Bu anlamda Heraklit Milet okulu filozofları ile aynı görüşü paylaşır. Hareket noktası onlarınkine paralellik gösterir. Yalnız Heraklit ana madde (Arche) olarak "ateş"i alır. Maddenin var oluşu ve yok oluşu probleminde de Milet okulu ile uyum içindedir.

Ona göre tüm evren ateşten var olmuştur ve bir süre sonra yine ateşe dönecektir. Evrenin var oluşu ve yok oluşu olayı periyodik olarak sonsuz kere yinelenecektir. Evren, belirli dönemlerde var olan ve yine belirli bir dönemde yok olan bir olgudur.

Heraklit'te yeni olan taraf; evrenin birden bire bir oluş ve yok oluş olgusu olarak görülmesidir. Milet okuluna göre evren özü somut olan bir şeyden; sudan ya da havadan yapılmıştır, her şeyin özünde bu maddeler bulunur. Heraklit ise ateşi ana madde yapmakla, varlıkların özde bir madde değil, bir olgu olduğuna dikkat çekmiştir.


Heraklit'e göre sabit bir şey yoktur, her şey aynı ateş gibi, sürekli bir değişim içindedir. Gerçi ona ait olduğu var sayılan "Her şey akıyor" cümlesini onun yapıtlarında bulamayız. Heraklit'in görüşünü, sonraki dönemlerde, bu cümle ile çok güzel bir biçimde dile getirmişlerdir. Heraklit'in evren olgusu dediği şey; bir yandan ateşe, öte yandan da bir nehirin akışına benzer.

Onun ünlü deyişiyle: "Bir nehirde iki kez yıkanılamaz, çünkü dün girdiğim nehir bugün artık aynı nehir değildir, dünkü sular akıp gitmiştir. Bununla birlikte biz dünkü nehiri bugünkü nehir ile aynı sayarız." Acaba gerçek böyle midir? Kesinlikle böyle değildir. Biz nehirin dış görünüşüne aldanıyoruz.

Heraklit'e göre: Nerede bir sabit şey olduğuna inanırsak, bu inancımız her zaman bir kuşkuya, bir aldanmaya dönüşecektir. Nitekim, her şey gibi, insanın kendisi de, bedeni de, ruhu da sürekli değişim içindedir. Çünkü bugünkü bedenim, dünküne göre tümüyle başka unsurlardan oluşmuştur. Çevresindekilere dikkatle bakmayı bilen kişi, her şeyin sürekli değiştiğini görecektir. Ancak yüzeysel bakış ile bu değişim kavranamaz. Gök cisimleri de bu değişimin dışında olamaz.

Anaksimandros'un "güneşin dünya çevresinde döndüğü" görüşüne karşı çıkar. Heraklit'e göre güneş kendisini her gün yeni baştan yaratır. Akşamları sönen bu ateş sabahları yeniden yakılır. Sürekli hareket ve değişim içinde olan evrende, sabit kalan bir şey, bir yasa vardır. Sabit kalan, değişmeyen şey "madde" değil, tüm değişimi yöneten "yasa"dır. Anaksimenes'e göre de evrendeki tüm olaylar belli bir yasaya bağlı olarak meydana gelirler.

Bu görüş Heraklit tarafından daha net, daha kesin bir biçimde ileri sürülmüştür. Bu yasa anlayışını aydınlatmak için Heraklit alışverişi örnek verir. Biz para verir karşılığında mal alırız. Sonra bu malı, dilersek, yeniden satarak paraya dönüştürebiliriz. Paranın mala, malın paraya dönüşmesi olayı sonsuz kez yinelenebilir. Bu değişimde tek sabit kalan şey, para karşılığı mal ve mal karşılığı para edinebilme "yasa "sidir. Aynen bunun gibi, evrendeki oluşu yöneten bir yasa vardır: Bu yasa, maddenin karşıtına dönüşümü yasasıdır. Sıcağın soğuğa, sıvının katıya vb. dönüşü. Bu düşünce şekli Anaksimandros için de geçerlidir.

Milet okulunun gelişmesi M.Ö. VI. - V. yüzyıllar arasında olmuştur. Heraklit'in olgunluk çağı da M.Ö. 500 yıllarına rastlar. Heraklit de Milet okulu gibi, evrenin yaratılışı probleminden hareket etmiştir. Ancak o, ana madde olarak ateşi almıştır. Anaksimandros ise, her şeyin sonunda aslına döneceğim savunur. Heraklit de bu konuda Anaksimandros gibi düşünür.

Ateşten meydana gelen her şey, en sonunda, dönüp dolaşıp yine ateş olacaktır. Sonra ateş, yeniden her şeyi yaratacaktır. Bir "devri daim", bir kısır döngü olan bu oluş ve yok oluş sonsuz bir olgudur. Heraklit'in ana madde olarak aldığı ateş de, su ve hava gibi, duran bir şey değildir. Sürekli değişen bir unsurdur, sürekli değişen bir oluştur, sürekli değişen bir olgudur.

Bu nedenle, evren de sürekli bir değişim içindedir. Bu evrende sabit olan, aynı kalan bir şey arayan yanılır. Sabit sanılan her şey yalnızca bir görünüşten başkası değildir. Evrendeki bu sürekli oluşum, maddenin karşıtlarına dönüşmesi biçimindedir: Sıcağın değişerek soğuk olması, sıvının değişerek katı olması gibi. Oluş, karşıtların var olmasını gerekli kılar.

Heraklit'e göre her şeyin başlangıcını, varlıklar arasındaki karşıtlık oluşturur. Bu sürekli mücadele, varlıkların var olma nedenidir. Evrende var olduğunu gözlemlediğimizi sandığımız şeyler, aslında varlıklar arası zıtlığın bir süre için var olmayışıdır.

Heraklit bu zıtlığın, evrenin her yerinde etkili olduğunu savunur. Dünya ve onu çevreleyen ateş küresi arasında da zıtlık vardır. Canlılık ilkesi olan erkek ve dişi arasında da zıtlık bulunur. Bu zıtlıktan evrendeki sürekli oluş doğar. Evrende her şey akış halindedir. Tüm varlıklar bir nehrin akışına benzetilebilir. Bir nehire iki kez girilemez, çünkü sular her an akıp gitmektedir. Bunun için evrende sabit bir şey aramaya kalkarsak hata ederiz.

Bu görüş bizi ilk kez Heraklit'te rastlanan önemli bir düşünüşe ulaştırır: "Görünüş evreni" ile "gerçek (reel) evren "in birini ötekinden ayırma gerekliliği. Görünüş evreni, duyularımızla algıladığımız evrendir. Bu evrenin gerisinde gizlenen gerçek (reel) evreni ise ancak akıl ile kavrayabiliriz. Görünüş evreni sabit ve sürekli maddelerden oluşuyor gibi görünür.


Oysa gerçek evren sürekli akış halindedir. Duyularımız bize bir nehiri hep aynı nehir olarak gösterir ve bizi yanıltır. Fakat akıl bize gerçeği, evrenin gerçek görünüşünün nasıl olduğunu gösterir. Bunun içindir ki her zaman akla uymalı, duyumlarımızın bizi aldatmalarına kendimizi kaptırmamalıyız.

Bu evrendeki sonsuz değişmeler içinde tek sabit kalan şey, bu değişmeleri yöneten yasadır. Her değişme, bir ölçüye göre olur. Bunun içindir ki "Evrende hiçbir şey kaybolmaz", her şey yalnızca belli bir oran içinde yeniden oluşur. Bu genel yasaya Heraklit "logos" adını verir. Logos; söz, kelime demektir. Kelime, harflerin birbirlerine bağlı olmadan yanyana duruşlarının aksine, ilişkili ve anlamlı bir söz oluşturmasıdır. O halde logos anlamlı ve ilişkili bir söz, daha genel anlamda olmak üzere de, cümle ya da nutuk anlamına gelir. Bu kavrama daha geniş bir anlam verilerek, "akıl" anlamında da kullananlar olmuştur.

Bir kitap birçok cümlelerden oluşur ve arka arkaya gelen bu cümleler arasında bir ilişki vardır. Bir kitap gibi ya da bir nutuk gibi, evren de anlamlı ve ilişkili bir varlıktır. Evrendeki tüm olaylara logos (akıl) hükmeder. Bu akılın bir parçası da insandaki akıldır. İnsandaki akıl, Heraklit'in Tanrı dediği ve ateş ile eş saydığı, evrendeki oluşu yöneten "tümel akıl"ın bir parçasıdır.

Bu görüşü daha açık bir duruma getirmek istersek, diyebiliriz ki: Evren, içinde aklın egemen olduğu canlı bir organizmadır. Sanki canlı bir organizma gibi bu evren de belli bir amaca göre kendisini durmaksızın yeniden yaratır. Biz insanlar ise bir organizma olan bu evrenin çocuklarıyız. Gerçeği kavrayan aklımız, evrenin kutsal aklının bir parçasıdır.

Dine karşı aşırı bir ilgi gösteren filozoflara Heraklit'i de katabiliriz. Bu filozoflar, içinde yaşadıkları çağın ahlâkî ve dinî görüşlerini düzeltmeye çalışmışlardır. Ksenofanes'te olduğu gibi, Tanrıların insanlara benzetilmesi ile savaşmışlardır.

Heraklit'in Tanrı anlayışı, Ksenofanes gibi, monoteisttir. Ancak yine de aralarında önemli ayrılıklar vardır. Ksenofanes tüm evrene egemen olan kutsal gücün, sabit ve değişmez bir varlık olduğuna inanır. Tanrı ile evreni aynılaştırarak panteist bir görüşün savunucusu olur. Ona göre Tanrı da evren gibi, küre biçimindedir. Heraklit'te de panteizm vardır. Fakat Heraklit, Ksenofanes'in aksine, Tanrının değişmeyen sabit bir varlık değil, evrendeki tüm değişmelerin düzenleyici yasası olduğunu savunur.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Herakleitos Kimdir-Herakleitos Hayatı-Efesli Heraklit Biyografi-(Efesli Heraklit) küppra Düşünürler 1 10-29-2008 11:30


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:59 .


Telif Hakları vBulletin v3.8.4 © 2000-2010, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
Bilgisayar

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364