![]() |
Özel Arama
|
| |||||||
| Felsefe - Sosyoloji Felsefe,Sosyoloji |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |||||
| Baktabul Bot ![]()
Mesajlar: 6.149
Teşekkür Etme: 0
412 Mesajina 2.578 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 9902139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Materyalizm konusunda, günlük konuşma dilinde, nasıl bir anlam karışıklığı yaratıldığını göstermiştik. İdealizm konusunda da aynı karışıklık vardır. Gerçekten de ahlaki idealizm ile felsefi idealizmi birbirine karıştırmamak gerekir. Ahlaki idealizm, insanın kendisini bir davaya, bir ülküye adaması demektir. Tüm dünyadaki işçi hareketinin tarihinden öğreniyoruz ki, sayılamayacak kadar çok devrimci ve marksist, yaşamlarını feda edecek kadar, kendilerini manevi bir ülküye (sayfa 42) adamışlardı ve bununla birlikte gene de felsefi idealizm denilen şeye karşıydılar. Felsefî idealizm, dünyanın ruh ile açıklanmasını temel alan bir öğretidir. Bu öğreti, felsefenin temel sorusuna, "en önemli, başlıca ve ilk öğe, düşüncedir" diye yanıt veren öğretidir. Ve idealizm, düşüncenin birinci derecede önemli olduğunu ileri sürerken, varlığı, düşüncenin yarattığını ya da başka bir deyişle maddeyi, ruhun yarattığını ileri sürmektedir. İdealizmin ilk görünüşü böyledir; ve idealizm, dinlerde, salt ruhun, yani tanrının, maddenin yaratıcısı olduğunu ileri sürerek, tam gelişmesini bulmuştur. Bugün de felsefe tartışmalarının dışında olduğunu ileri süren ve sözde dışında olan din, gerçekte, tersine, idealist felsefenin dolaysız ve mantıklı sunuluşudur. Oysa, yüzyıllar boyunca işe karışan bilim, kısa zamanda, maddeyi, dünyayı, şeyleri, yalnızca tanrı ile açıklamaktan başka bir açıklama biçimini, zorunlu hale getirdi. Çünkü, daha 14. yüzyılda, bilim, doğa olaylarını, tanrıyı hesaba katmaksızın ve yaradılış varsayımından vazgeçerek açıklamaya başladı. Bilimsel, materyalist ve tanrıtanımaz bu açıklamalarla daha iyi savaşabilmek için elbette ki idealizmi daha ilerilere götürmek, maddenin varlığınız bile yadsımak gerekti. İşte 18. yüzyılın başlarında, bir İngiliz piskoposu olan ve idealizmin babası diye adlandırılan Berkeley'in dört elle sarıldığı şey budur. | |||||
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hedonizm-Hazcılık-Haz Ahlakı | küppra | Felsefe - Sosyoloji | 0 | 02-27-2009 19:51 |
| Osmanlı Sultanlarının ahlakı , Osmanlı Sultanlarının ahlakı Hakkında | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-11-2008 02:20 |
| Yaşanmış iki olay ve ABD ahlakı! | aydınhan | Ilginc Garip Enterasan Seyler | 0 | 07-13-2008 19:00 |
| İş Ve Meslek Ahlakı-Mahmut Arslan-İş Ve Meslek Ahlakı Kitap Özeti | zeynep | Kitap Özetleri ve dergi | 0 | 07-12-2008 09:34 |
| Hz. İbrahim'in Güzel Ahlakı | Baktabulum.Com | Felsefe - Sosyoloji | 1 | 12-07-2006 22:25 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız